SİSTEMİK TEMELLİ PSİKOEĞİTİM MODELİ

Problem ve Amaç

Bowen’a (1978) göre zaman içerisinde köken ailelerimizden fiziksel olarak ayrılmış olsak da, duygusal olarak birçok bağımlılığımızı ve çözümleyemediğimiz duygusal ilişkilerimizi gittiğimiz yeni yerlere ve yeni yaşantılarımıza beraberimizde götürürüz. Bu duygusal süreçler biz farkında olmasak da şimdiki hayatımızda varlıklarını ve etkilerini sürdürmeye devam eder.

eğitim

 

Eğitim programları ve uygulamalarıyla ilgili tartışmaların varlığını görmezden gelmeden, konuya açıklık getirmek açısından okulun ne olduğunu veya ne olabileceğine ilişkin kısa bir açıklama yapmakta yarar olabilir. Okul çocuğun psikolojik, sosyal, bedensel ve zihinsel  gelişim ödevlerinden bazılarını  geliştirme fırsatlarının sunulduğu bir alandır.

psikososyal riskler

 

 

İnsan ilişkilerinin karşılıklı olarak sağlıklı ve dengeli başlatılması ve sürdürülmesi tarafların birbirini kabul ve anlayışla karşılamalarına bağlıdır. Bireyin duygularını ilişki içerisinde olduğu bireylere anlatabilmesi, kendi haklarını savunabilmesi, kendine ters gelen istekleri çevirebilmesi, gerektiğinde başkalarından yardım isteyebilmesi, insanlarda iletişimde istenilen niteliklerdir.  Bu durum bireyin psikososyal gelişimi ve sosyal becerileri ile ilişkilidir.

 

 

1.OTORİTER (BASKICI) TUTUM

Otoriter tutumda çocuk aşırı derecede denetlenmekte ve ilgi, istek ve ihtiyaçlarına  az önem verilmektedir. Otoriter tutumu benimseyenler çocuğu, kendini yönetebilecek ve kendisi hakkında bazı kararları alabilecek güçte görmez. Çocukla ilgili her türlü kararı kendisi alır. Çocuğun bağımsız bir kişilik geliştirmesi, bireysel tercih ve davranışları desteklenmez.

Bu araştırmada 14-18 yaş aralığında bulunan ergenlerde görülen kuraldışı davranışların aile işlevselliği ve yaşam kalitesi açısından incelenmesi amaçlanmıştır.  Araştırma, 9, 10, 11 ve 12. sınıfa devam eden 695 lise öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada “Kuraldışı Davranış Ölçeği”, “Aile Değerlendirme Ölçeği”, “Kiddo Kindl Yaşam Kalitesi Ölçeği” ve araştırmacı tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır.

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin öznel ve psikolojik iyi olmalarının dışadönüklük, nevrotizm, kontrol odağı, öğrenilmiş güçlülük, sosyal ilişkilerine, boş zaman etkinliklerine ve akademik durumlarına ilişkin hoşnutluk düzeyleri, cinsiyet, sosyoekonomik statü ve algılanan sağlık durumu tarafından ne oranda yordandığını belirlemek amaçlanmıştır.

Bu çalışmada, sosyal destek değişkeninin doğrudan ve yaşam doyumu değişkenin aracılığıyla çatışma durumunu açıklama düzeyi araştırılmıştır. Çalışma grubunu Konya Selçuk üniversitesinde 2010 bahar döneminde eğitime devam eden 229 kız 175 erkek, 404 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır.

Bu çalışmanın amacı öfke, üzüntü, korku ve nefret duygularını psikolojik danışmanların ne sıklıkla yaşadıkları ve bu duygularla baş etme davranışlarını ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya Türkiye’nin 49 ilinden 59’u kadın ve 81’i erkek olmak üzere 140 kişi katılmıştır, toplam 101 katılımcıdan dönüt alınmıştır.